13 Ekim 2015 12:45 NTVSpor.net



NTV Spor yorumcusu Mehmet Demirkol, Spor Servisi'nde Arda ve Fatih Terim'in açıklamalarına yanıt verdi.
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ile Milli Takım kaptanı Arda Turan'ın İzlanda maçı öncesi üstü kapalı göndermelerine NTV Spor yorumcusu Mehmet Demirkol, Spor Servisi'nde yanıt verdi. Arda Turan'ın özel hayatına karışmak gibi bir düşüncesinin olmadığını söyleyen Demirkol, "Biz yurtdışını takip ediyoruz. Klopp, Almanya'nın en iyi yorumcularından biriydi; sonra onu Almanya'da doğruyorlardı. Mourinho'yu perişan ettiler" dedi. Yorumlarında kullandığı 'çapa' ifadesini Fatih Terim'in eleştirmesine de yanıt veren Demirkol, "Çapa-çupa deniyor. Bunu 10 sene önce Champions dergisi kullanmış. Oraya ön libero diyemezsin. Bugün bunlara yanıt vermek istemezdim ama insanı delirtiyorlar" dedi.
İlk olarak Arda'nın açıklamalarını yanıt veren Mehmet Demirkol, "Instagram'da yayınladığı mesaj üzerine açıklama yapıyor. Benim anlatmaya çalıştığım şey şuydu, belki anlatamadım. Belki gazetemin internette veriş tarzı da biraz problemli olabilir. "O saatte ayakta ne işi var" başlığı problemli olabilir. Benim haddim değil kimin saat kaçta ayakta olacağını söylemek. Sorun yok. Orada ruh halini yansıtan bir metin var. Bunu kamuoyuyla paylaşıyor. Benim de söyleyeceğim şeyler var normal olarak. Çünkü bu kamuoyuyla paylaşılmış bir metin. Mesaj veriyor. O mesaja gazetecinin de yorum yapması gerekir.
Ben hakikaten desem ki; 'Ne işin var kardeşim o saatte ayakta', sana ne der. Haklıdır. O değil de öyle aksetmiş olabilir. O oturup bütün her şeyi seyretmiş değil. Cevap vermesi de güzel. Oyuncular istediği kadar konuşsun, bu iyi bir şeydir. Orada söylemeye çalıştığım, "Burada bir ruh hali yansıması var. Bu ruh hali iyi bir ruh hali değil bence. Hırsını kaybetmesin; çünkü milli takımla alakalı değil, fiziksel ve ruhen fit olmak lazım. Aklıyla oynuyor şu anda. Daha ötesi de lazım. Hakikaten çok zor bir göreve seçildi. Barcelona'da oynayacak. Barcelona'da Messi ve Suarez ile oynayacak. Şunu da söyledim tekrar edeyim. Ben Arda konusunda objektif olamıyorum. Belki hata yapıyorum. Taraflıyım. Bir kısmı bu.
"MOURINHO'YU PERİŞAN ETTİLER"
2. kısmı Avrupa'da maçları seyretsinler falan. Seyrediyoruz, orada bir şey yok. Türkiye'de bizim sektörümüzde zamanlar biraz geniş. En son Celtic maçından sonra yayın yaptık yanımızda da ünlü eski oyuncu ve teknik direktör Gordon Strachan yapıyor İskoç televizyonuna. Bizim yayınımız 1 saat, onunki 5 dakika sürdü. Onların sistemi, bizim sistemimiz farklı. Türkiye'de senelerce oturmuş bir sistem var; maç önü ve maç sonu uzun oluyor. Onlarda kısa. Bu kadar çok konuşurken de çok şey söylemen, çok şey yorumlaman gerekiyor, 2-3 mesaj değil, daha çok konuşman gerekiyor. Dolayısıyla hata imkanı da çoğalıyor. Bunun bir karşılığı var. Bir sebebi var. Evet dışarıda başka türlü yorumlanıyor. Ama zannetmesin ki; -kendisi de takip ediyordur muhtemelen- mesela 2006'da Almanya'da Netzer ve Klopp'un yorumları olağanüstüydü. Belki Alman Milli Takımın başarısından çok daha büyük yorumcu başarısı vardır. Almanya'da uzun zaman konuşulmuş. Klopp iyi teknik direktör olmasının yanısıra, önce iyi bir yorumcudur. Ne yapıyorlar, onu kesiyorlar, böyle doğruyorlardı. Dolayısıyla Barcelona medyası da kolay değildir. Real Madrid örneğini vereceksek Ronaldo'yu ıslıkladılar. Victor Valdes'i maç içinde ıslıkladılar. Bunun medya da da karşılığı var. Hiçbir yerde medya kolay değil. Mourinho'yu perişan ettiler. Mourinho basın toplantılarını terkediyor. Alex Ferguson yaşadı bunları. Dünyanın hiçbir yerinde medya kolay değildir, zordur. Bizde biraz daha uzun uzun konuşulduğu için iş daha da uzuyor. Onu söylemek lazım" ifadelerini kullandı.
"ÜRETİM HATASI" İFADELERİNE AÇIKLAMA
Arda için kullandığı "Üretim hatası" ifadelerine de açıklık getiren Mehmet Demirkol, "Üretim hatası demek şu, bizim sistemimiz Arda üretmez. Barcelona'ya 41 milyon Euro'ya gidecek adam üretmiyor. O bizim üretim bandımızdan çıkmış değil. Bu bir olumlama. Bunun da fiza testi diye bir test var. Bütün ülkelerin eğitim sistemlerini karşılaştırıyor. Kendi dilinde okuduğunu anlama sıralamasında 44'üncüyüz maalesef. Bu gençlerimizin sorunu değil. Demek ki onlara okuduğunu anlamayı öğretmiyoruz. Bir Barcelona'ya gitmiş oyuncuya "Üretim hatası" dediğin zaman ona hakaret etmiş olmazsın, kendi sisteminin yanlışlığını gösterirsin. Bunu da anlamıyorsanız artık ben ne yapayım. Her kelimenin altına açıklama mı yazacağım. Arda onu anlamıştır" diye konuştu.
Önemli olanın Avrupa Şampiyonası'na gitmek olduğunu vurgulayan Mehmet Demirkol, şöyle devam etti, "Burada bir maç oynanacak. Bu maçı kazanacağız ve gideceğiz. Bütün bu elemelerin hiçbir önemi yoktur. Önemli olan Mayıs ayında milli takımımız şampiyonaya gitmek için mi toplanacak, bir hazırlık kampına katılmak üzere Amerika'ya mı gidecek? Mesele budur. Oraya gittikten sonra elemelerde ne olmuş, bu kimsenin aklına gelmez. Burada bizim 3 direk rakibimiz vardı. İzlanda ve Çek cumhuriyetine geçildik. Hollanda'yı geçtik. Zor olanı yaptık, nispeten kolay olanına geçildik. Bunların hiçbir önemi yok. Biz oraya gidecekmiyiz gitmeyecek miyiz önemli olan bu."
"İSTİYORSANIZ HEMEN BIRAKAYIM"
Çek Cumhuriyeti maçında Milli Takım'ın oynadığı futbolu beğenmediğini tekrarlayan Demirkol, "Maçla ilgili ben oyunu beğenmedim; ama skoru çok beğendim. Çünkü penaltıdan gol atana kadar kaleye şutumuz yok. Bunun neyini beğeneyim. Bunu beğenmeyince suçlu mu oluyorsun. Kaleye suç atmadan nasıl kazanacağım. Adama da geliyor. Yarım takımla. İdeal takımla değil. Bundan rahatsız olunmaz. Olunmamalı. Bunu da söylemeyeceksek neyi söyleyeceğiz. Artık yapmayalım bunu. Yapmayabiliriz çok da önemli değil. Hakkaten yapmayayım istiyorsanız, bırakabilirim sorun değil benim için. Çok zengin adam olduğumdan değil, başka bir şey yaparım. Ama mesele o değil" diyerek tepki gösterdi.
"ADI NE BUNUN?"
Arda Turan'ın basın toplantısında konuşurken, Fatih Terim'in "Kaos Futbolu" şeklindeki ifadelerini eleştiren Mehmet Demirkol, "Hoca da oradan Arda konuşurken "Kaos futbolu, kaos futbolu" diyor. Ortada bir durum var. O duruma da bir isim koymak lazım. Can Bartu, sonradan 2002'nin temelini oluşturan Fatih Terim'in takımına "Çin ordusu" gibi diyordu. O, 'Çin ordusu' ben de 'kaos futbolu' olarak değerlendirdim. Yani kaostan iş çıkaran, sahada bir kaos yaratan ve ondan fayda çıkaran. Özellikle orta sahası öyle bir orta sahaydı. Bunu beğenmiyorsunuz, tamam kendiniz bir ad koyun. İsimsiz olmaz ki bu iş. Her şeyin bir ismi var hayatta. Bunun bir ismi var. Hani eline alıyorsun da yazı yazıyorsun da, yazının da ismi olmayacak, kağıdın da ismi olmayacak. Nasıl anlatacaksın. Terimler olması lazım. Terimler olmadan nasıl olacak. Benimkini beğenmiyorsan sen bir isim koy. Adın ne bunun peki. Adı olmayan şey olur mu? Futbol üzerinden konuşurken, '-sayılarla olmaz.' 4-6-0 diyorsun, '-sayılarla anlatılmaz'; kaos futbolu diyorsun; '-öyle anlatılmaz.' Nasıl anlatacağız? Bir kavramı birbirimize nasıl anlatacağız.
"İNSANI DELİRTİYORLAR"
'Çapa-çupa filan...' deniyor. Ne diyeyim peki? Sen söyle ben onu söyleyeyim. O mevkiiye ne diyeyim. Siz bulun o terimi o zaman. Ön libero değil onun adı. Libero, İtalyanca serbest demektir. Serbest, bedava. Ön deki serbest adam mı bu? Değil, en bağımlı olan adam. Daha doğrusu takımın en bağımlı olduğu adam. Buna da, bundan 10 sene önce İngilizler, Champions dergisinin 6. ya da 7. sayısında 'Anchor' diye isim koymuş, ben de onu çevirmişim. Ne yapayım. yurtdışını takip edin deniyor. Al işte ediyorum, siz de edin. Bir şeyin ismini koymadan nasıl tartışabiliriz. Nasıl bir olaydır, nasıl bir mantıktır! Bu polemiği yaptığımı için hakkaten çok üzgünüm. Bugün bunu yapıyorum ama insanı da delirtiyorlar. Bir şeye isim koydu diye insana kızılır mı? Sen bul ismini. O zaman çoluğumuza çocuğumuza da isim koymayalım. Eleştirsin, sonuna kadar eleştir ama kişiselleşince olmuyor. Bundan bir fayda çıkarmak için değil, ben buldum değil ki, bir isim koymaya çalışıyorsun. Koyma tamam. Siz koysanız bana sıra gelmez. Siz bu işi derli toplu takip ediyor olsanız zaten ben bu işi yapamam. Siz yaparsınız" diyerek tepkili ifadeler kullandı.
Mehmet Demirkol, Fatih Terim'in totem yapıyor olabileceğini vurgularken, "Çünkü her önemli maçtan önce hoca ile bir problemimiz oluyor ve maçlarını kazanıyor. Totemi olabilir o zaman ben sonuna kadar hazırım. 50 yıl boyunca devam etsin. Sürekli yapsın tamam ben razıyım. Eğer Fransa'da olacaksak sonuna kadar. Bu söylediklerimi Fatih hoca da cevap versin. Ben de cevap veririm. Arda da lütfen konuşsun. Bütün oyuncular da cevap versinler, konuşsunlar. Sıkıntılı oldukları şeyi söylesinler. Konuşun. Konuşuncca sorun olmuyor. Diyalog sorunsuzluk demektir. İnsanlar bunun için konuşuyorlar. Lütfen cevap verin. Niye konuşuyorsun anlamına gelmesin. Sonuna kadar konuşsunlar" diyerek sözlerini tamamladı.